Tag Archives | freud

mizah: kötü gün dostu

        “Otoritenin en büyük düşmanı ve onu zayıflatmanın kesin yolu kahkahadır.”                                                                                   […]

Devamını Oku 0

dile gelmek

                                                                                           “Başlangıçta söz vardı.” /  Yuhanna XV. yüzyılda Eski ve Yeni Ahit’i baz alarak insanlık tarihini hesaplamaya girişen Hıristiyan teologları, peygamber soyağacını […]

Devamını Oku 0

porno çıkmazı

Haziran 2014’te sanatçı Robertis, G. Courbet’nin bir kadının cinsel organının merkezinde olduğu ünlü “Dünyanın Kökeni” (1886) tablosunun önünde kendi vajinasını sergileyerek bir performans gerçekleştirirken yetkililer tarafından gözaltına alınır. Vahşi kapitalizmin kültürel çarpıtmaları olarak postmodernizmin en büyük başarısı kavramlar arası sınırı bulanıklaştırmasıdır. Sanatla sansasyon, özelle kamusal, erotikle pornografik birbirine karışır. Postmodern dünyada pornografi, sanatın, reklamın ve gündelik hayatın içinde arsızca dolaşır. Fransızcadan ithal porno kelimesi […]

Devamını Oku 0

narsisizm: nam-ı diğer narsizm

                     “Narsisisizm çağında yaşıyoruz.” Özü itibariyle bu da narsisistik bir cümle!                      “Narcissos uzun yaşayabilir, kendini tanımazsa eğer.”/Kâhin Triesias Tanım Son yıllarda psikiyatri ve psikanalize damgasını vurmuş, büyük kuramsal ayrılıklara neden olmuş, üzerinde çok çalışılmış ve tartışılan […]

Devamını Oku 0

mazoşizm ve kurbanları

                                                                             “Baba, baba, beni neden terk ettin!” İsa’nın son sözü Fransızca Arap tarzı anlamına gelen “arabesque” aynı zamanda […]

Devamını Oku 0

themis’in adaleti

                                    “Kardeşiyle sokaklarda hep / bir örnek giydirilen sen                                         nasıl sevmezsin eşitliği / yürürken düşen çoraplarını          […]

Devamını Oku 0

semptom: alegori

                                                                                         “Benim de herkes gibi baş ağrılarım, bitkin hallerim oldu…” /S. Freud   […]

Devamını Oku 0

mahremin ifşası

Mahremiyet (Intimacy, 2001) filminde her çarşamba sadece sevişmek için bir araya gelen Jay ve Claire’in hikâyesi anlatılır. Çift, konuşmamak/tanışmamak üzerine anlaşmıştır fakat bir müddet sonra Jay Claire’e âşık olur ve hakkında daha fazla şey bilmek için onu takip eder. Yakınlık (cinsellik, dostluk, ortaklık) güven ihtiyacının tetiklediği bir merakı doğurur. Arapçada  “haram” (tabu, yasak) kelimesiyle aynı kökten gelen mahrem dilimizde 1- […]

Devamını Oku 0

kral yolu: rüyalar

     “Rüyamda bir kelebek olduğumu gördüm ve kendi kendime sordum: Ben insan olduğunu         düşleyen bir kelebek miydim yoksa kelebek olduğunu düşleyen bir insan mıydım?”                                                       […]

Devamını Oku 0

unutmak

                                                                        “Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür.”/ Anonim deyiş                         […]

Devamını Oku 0

serbest çağrışım engellenemez

                                                             tuhaf bir replik: saçmalama, saçmalamıyorum! Pirandello’nun dramatik oyunu “Ağzı Çiçekli Adam” da, epitelyoma nedeniyle altı aylık ömrü kalan bir adamın ruhsal yarılması anlatılır. Anti-kahraman, ölümle […]

Devamını Oku 0

anna o: meşhur ve meçhul hasta*

Bertha Pappenheim (1859-1936) Fransa’da Chorcot’un hipnoz seanslarından etkilenen Freud, Viyana’ya dönüşünde dâhiliye hekimi Breuer’in 1880-1882 yılları arasında tedavisini üstlendiği genç bir kadın hastanın klinik öyküsünü birlikte yazmak ister. Psikanalizin ilk eseri Histeri Üzerine Çalışmalar (1895) böyle ortaya çıkar. Sadık dostu E.Jones’un 1953 yılında yayımlamaya başladığı Freud biyografisinde (Sigmund Freud; Life and Work) hastanın kimliği deşifre […]

Devamını Oku 0

lacan’ın mirası

Doğrusu Lacan’ı iyi bilmiyorum. Bununla ilgili bir utanç ve eksiklik hissim de yok. Ülkemizde ve dünyanın birçok yerinde Lacan’ı psikanalizin merkezine koyan görüşler bulunmakta ancak Lacan’a dair genel kanı, “anayol” psikanalizinin dışında olduğu, eserinin, kuramsal olarak ilgi çekici olup pratik yanının olmadığı şeklindedir. Lacan kliniğe değil, “entelekt”e (anlığa) hitap eder.  Kendini sadık bir Freud takipçisi […]

Devamını Oku 0

sigmund freud

Sigmund Freud (1856-1939) Psikanalizin kâşifi.  Psikanalizle ilgilenen herkesin hesaplaştığı büyük usta.   Freud kendini Kopernik ve Darwin ile kıyaslardı. Ona göre Kopernik sayesinde dünyamızın evrenin merkezinde olmadığını öğrendik. Darwin, evrim kuramıyla çok özel ve seçilmiş canlılar olmadığımızı gösterdi. Psikanaliz ise bilinçdışının bizi güdeleyen ve kontrolümüz dışında bir yapı olduğuyla “aslında kendi evimizde oturmadığımızı” kanıtlamıştı. Başarılı […]

Devamını Oku 0

psikanaliz nedir

Kelime anlamı ile başlayalım. Psikanaliz, psike ve analiz kelimelerinin birleşiminden oluşur. Psyche, Yunan mitolojisindeki aşk tanrısı Eros’un aşık olduğu ölümlü. Zorluklarla mücadele ettiği bir yaşamı olduğu için ruhun gelişimini temsil ediyor. Kelimenin somut anlamı ise soluk, soluma.  Analiz ise artık günlük dilimize de yerleşen ve birçok disiplin tarafından kullanılan bir kelime, çözümleme anlamına geliyor. Dolayısıyla psikanalizi “ruh-çözümlemesi” […]

Devamını Oku 0

anna freud

Anna Freud (Viyana 1895, Londra 1982) S. Freud’un kızı, Ben Psikolojisi’nin kurucularından. Psikanalizin ilk eseri olarak kabul edilen, Freud ile Bluer’in ortak eseri “Histeri Üzerine Çalışmalar”, Anna Freud’un doğum yılı olan 1895 yılında yayımlanır. İlginçtir, psinalizinin en ünlü vakasının takma adı da Anna O olur. Anna Freud, altı çocuklu Freud ailesinde babasının gözdesi, en küçük […]

Devamını Oku 0

Powered by creationmark