fotoğraflar: suzan pektaş

hayır diyebilmek

Birçok dilde kullanılan diyakritik (ayırıcı) imler sesin inceliğini, vurgusunu, aksanını kısaca okunuşunu değiştirir. Fazlaca ithal kelime bulunan Türkçe ’de bir tek şapka (inceltme) işareti kullanılır ki orada da bir karmaşa hâkimdir. Ancak asıl zorluk, zihnin ürünleriyle dilin imkânları arasındaki mesafedir. Simgesel olan imgeselin ikamesi olabilir ancak, hiçbir zaman aradaki boşluğu kapatamaz. Kırk bir çeşit “hayır” […]

Devamını Oku 0

teslim olmak ya da olamamak

Karakterleri birbirine zıt, genç ve yetenekli iki balerinin başrol için rekabet ettiği Siyah Kuğu (2010) filmini çoğunuz görmüşsünüzdür. İzlemeyenler, hatırlamayanlar için özetleyelim: Kuğu Gölü’nde başrol olmak çok zordur, çünkü hem masum beyaz kuğuyu hem de kötü siyah kuğuyu oynamayı gerektirir. Oysa Nina (esas kız), onu proje çocuğa dönüştüren baskıcı annesinin kontrolünde o kadar steril yetişmiştir […]

Devamını Oku 0

kaybolma(ma) arzusu

Hayatının bir döneminde hiç çekip gitmek, her şeyi geride bırakmak isteği duymayanımız var mıdır? Kimseye söylemeden, nereye gideceğini kestirmeden, telefonunu kapatıp uzaklaşmayı; tanımadığı insanlara hikayesini anlatmayı; yaşamından, hatta kendinden kaçmayı arzulamayanımız? Çocukken en çok korktuğumuz şeylerden birini, kaybolmayı, yetişkinlikte ne zaman ve neden isteriz? Bu yazının konusu bu; ama önce hepimizin aşina olduğu bir masalla […]

Devamını Oku 0

aldatmanın tarihi

20. yüzyılın en büyük ve tuhaf aşkı şüphesiz felsefeci ve aktivist Simon De Beauvoir ve J.P. Sartre arasında yaşandı. 50 yılı aşkın ilişkileri boyunca evliliğe ve sadakate karşı çıkarak, üçüncü kişilerle birlikteliğe izin vererek ama tutkuyla bağlı kalarak yaşadılar. Önce Sartre göçtü dünyadan sonra da Beauvoir, külleri yan yana gömüldü. Ateist Sartre ve Beauvoir tekeşliliğe inanmıyorlardı, “tekeşliliğe inanmak tanrıya […]

Devamını Oku 0

stalklamak

                              “Yan masadaki iki kişi akıllı telefonları olmasına rağmen sohbet ediyorlar.                                                       Ne sıkıntıları var acaba?” […]

Devamını Oku 0

platonik aşk

                                  “Bir zamanlar seni sevmiştim. Ve sevgiyi senin suretinde yaratmıştım”                                                              […]

Devamını Oku 0

aşk

                                                                                              “Mutlu aşk yoktur.” / L. Aragon L. Mete’nin “Aşk Hastalığı” romanında, yasak bir aşkın […]

Devamını Oku 0

kader ve kaza

                                                                                   “Olduğu kadar, olmadığı kader” / Şems                   […]

Devamını Oku 0

ideal sevdası

Üvey ablaları tarafından ezilen Külkedisi, aslında güzeller güzeli -mazohistik bir kızdır. Bir peri/sihir yardımıyla genç kızların gözdesi prensin balosuna katılır ve yakışıklı prens ona âşık olur. Ancak sihri bozulacağı için mercimeği fırına veremeden ardında ayakkabısını bırakarak kaçmak zorunda kalır. Kara sevdaya tutulan prens, izini sürerek prensesine kavuşur. Yeşilçam filmlerinde de sık gördüğümüz bu motif (çirkin/fakir kızın sihirli […]

Devamını Oku 0

sınır ve ihlal

                          “Yaşamak, bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine.” / N. Hikmet İlk yurtdışı seyahatimde uçağın küçük monitöründen güzergâhı izlerken yaşadığım şaşkınlığı, algımdaki kırılmayı unutamam. Trakya’dan Balkanlara doğru ilerliyorduk; ekran önce siyasi haritayı ve uçağın konumunu kuşbakışı gösteriyor, sonra coğrafyayı pilotun […]

Devamını Oku 0

Powered by creationmark